Nandopsis Haitiensis

587

Nandopsis Haitiensis

Nandopsis haitiensis maceram 1988 American Cichlid Association ( ACA) buluşmasıyla başladı. O sıralar derneğin Chicago klübüne pek yakın sayılmazdım ve buluşmaya katılmak da aklımda yoktu, fakat çevremden bu buluşmalara katılanları her buluşmanın ardından ziyaret eder ve dönerken yanlarında getirdikleri balıkları incelerdim. Bunlardan birinde akvarist arkadaşım Milo Manden’ in hobi odasında daha önce hiç rastlamadığım Nandopsis görüntüsünde bir grup balığa rastladım. Bu balıkların türünü sorduğumda aldığım cevap beni iki sebepten dolayı çok heyecanlandırmıştı. Birinci sebep bir süredir haitiensis besleyebilmeyi hayal ediyor olmam ve ikincisi Milo’ nun bu balıkları üretmesinin çok sürmeyeceğini bilmemdi. O günlerde Milo’ nun yeni edindiği balıkları üretmek konusunda gerçekten büyük bir yeteneği vardı.

Bir yılın ardından Milo balıkları başarıyla üretmişti. Üreme ile ilgili tek sorun her batında Nanadopsis’ lere göre çok az olan 20 civarı yavru alabilmesiydi. Yinede ilk batından bir grup balığı edinebilecek kadar şanslıydım, fakat o yıllarda o kadar beceriksizdim ki bu bir grup balıktan yalnızca bir tanesini erişkinliğe kadar yaşatabilmiştim. Balık oldukça iriydi ve bir erkek olduğunu tahmin ediyordum. 1992 Cichlid Classic’ ten 3 hafta kadar önce erkek olduğunu düşündüğüm balığım 500 kadar yumurta bıraktığına göre cinsiyet ayırımından ne kadar anladığımı görün. Buna rağmen balığı yarışmaya sokmaya karar verdim ve jüri kararıyla ilk ödülümü kazanmış oldum.

Bu sırada Milo’ nun baskın erkek balığı yaklaşık 35cm boyuna erişmiş, harika bir forma kavuşmuş ve ne yazık ki tüm dişileri öldürmüştü. Milo bu balıkla Minessota’ da düzenlenecek olan ACA yarışmasına katılmaya karar verdi. Juri, tam da düşündüğüm gibi, Milo ve baskın erkeğini ödüle layık buldu. Artık Milo’ da yarışma birincisi bir erkek ve bende de yarışma birincisi bir dişi vardı. Bize kalan yalnızca bu iki balığı çiftleştirmekti. Milo çiftleştirmek için 400 litrelik bir tank hazırladı. Bir kaç hafta sonra neler olduğunu görmek amacıyla Milo’ ya uğradığımda dişimin kötü hırpalandığını gördüm. Bana göre yaşama sansı bile çok azdı, ama Milo’ nın sabrı meyvelerini vermiş ve dişi erkek fazla agresif olduğunda saklanmasını öğrenmişti. Nitekim yaklaşık 6 ay sonra, Milo 500 kadar yavru alabilmeyi başarmıştı. Yavrular bir kaç ay Milo’ nun gözetiminde büyüdükten sonra 100 kadarını kendim için aldım. Yavrular için 900 litrelik bir tank kurdum. Gerçekten de o zamana kadar yaşadığım en eğlenceli akvaryum maceramdı. Yaklaşık 11 ay sonra yavrularım ortalama 10cm boyuna erişmişlerdi ve artık cinsiyet ayrımını rahatça yapabiliyordum. Erkekler parlak beyaz üzerine siyah noktacıklar taşırken dişiler neredeyse tamamen siyah renge sahiptiler. Bu yavrulardan kendime bir kaç çift ayırdıktan sonra kalanını bu balıkları beslemek isteyen çiklit fanatiklerine dağıttım. Çok geçmeden bölgede her üretici bu balıkları üretmiş ve piyasa haitiensis’ e doymuştu.

Bu balıkla henüz tanışmamış olanlar için bir iki küçük bilgilendirme vermek isterim. Gördüğüm en büyük erkek 40cm boyunda bir devdi, gördüğüm en büyük dişi ise 25cm kadardı. Ayrıca erkekler erişkinliğe ulaştıklarında kafalarının üzerinde bir hörgüç belirir. Haitiensis bir Nandopsis türü olmasına rağmen asla dovii, red devil ya da black belt kadar agresif değiller. Bifasciatum ve godmani gibi diğer büyük Cichlasomine lerle birlikte bir arada beslenebilirler. Umarum bir gün bu harika balığı tecrübe etme fırsatı bulursunuz.

cichlid-forum sitesinden alıntıdır.

http://www.cichlid-forum.com/articles/n_haitiensis.php

Yazan: Del Calhoun

Çeviren: Yiğit Kaya

Paylaş