Mikrogeophagus Ramirezi

1992

Cüce cichlidler, diğer cichlidlere göre daha az agresif olmaları, bu nedenle karma tankta bakılabilmeleriyle, cichlidlerin kendine has karakterlerini göstermeleriyle ve güzel renk ve desenleriyle pek çok akvaristin iştahını kabartmaktadır. Bu cüce cichlidlerin en bilineni Mikrogeophagus ramirezi’dir.

Ramirezi’ye kelebek cichlid denilmesine neden olan çok güzel rengi, deseni ve vücut şekli vardır. Piyasada pek çok renkte ve vücut formunda ramirezi satılmaktadır. Bunlardan şu ana kadar görebildiklerim; balon ramirezi, altın ramirezi, elektrik mavisi ramirezi, asya ramirezisi, blue german ramirezi ve blue green ramirezidir, bir de tüm bu çeşitlerin tül yüzgeçlileri vardır. Bu balıklardan doğala en yakın olanlar blue german ve blue green adıyla satılan ramirezilerdir. (Bildiğim kadarıyla literatürde blue green ram diye bir tabir yok ancak toptancı listelerinde bu isimle geçiyor.) Bu doğala yakın ramireziler eski kitap ve dergilerde sık sık gördüğümüz bilindik ramirezi tipidir. Ancak özellikle uzakdoğulu toptancıların listelerini kuvvetlendirmek için yapay türleri ürettirmekte ve alıp satmakta bir sakınca görmemesi nedeniyle hibrit, yapay seleksiyon ve/veya genetik deformasyon sonucu oluşan ve doğada barınamayan balıklar akvaryumlarımıza gelmekteler. Yapay seleksiyona kısaca değinmek gerekirse, örneğin uzun yüzgeçli bireylerin seçilerek kendi arasında üretilmesi, ardından bunların yavrularının da uzun kuyruklularının seçilip kendi aralarında üretilmesi sonucu çok uzun kuyruklu ramireziler ortaya çıkmaktadır. Bunun 2 dezavantajı vardır. 1.si; bu yapay seleksiyon sonucu doğan balıklar, doğada uzun yüzgeci yüzünden avcılarca daha rahat farkedilecek ve daha zor yüzecek bu nedenle de yaşayamayacak olan, doğadan uzak, yapay canlılar olacaklardır. 2. ve en önemli dezavantaj; kardeşlerin kendi arası eşleşmesi sonucu gen havuzu daralacak ve nedeni genetik faktörlü olan bağışıklık, görme, işitme, yavrularına bakabilme gibi pek çok işlevde kusur riski çok fazla olacaktır. Görsel nedenler zevk meselesidir, bence en güzel ramirezi doğal ramirezidir, bir başka kişi yapay ramirezilerden birini daha çok sevebilir, bu konu tartışılamaz ancak genetik faktörlerden ötürü sağlık (ör: bağışıklık kaybı) ve davranış (ör: yavrulara bakma) kaybı gözlemlendiği için yapay Ramireziler’den kesinlikle uzak durulmasını öneririm.

Defalarca kez Ramirezi aldım, öldürdüm, sonunda bazı püf noktalarını öğrendim ve ürettim. Yavruları büyüttüm ve yavrumun da yavrusunu aldım. Bu süreçte doğru balıkları seçip aldıktan sonra başarı için gözlemlediğim en önemli 3 unsur; su kalitesi, beslenme ve akvaryumdaki diğer türlerin seçimi oldu.

Ramirezi alırken eğer şanslıysanız uzun süre önce gelmiş sağlıklı balıkları bulursunuz ancak pek çoğumuz bu kadar şanslı olamıyoruz, bu yüzden ramirezi alırken birkaç unsura dikkat etmemiz gerekiyor. Ramirezi seçilirken yeme ilgili olan karnı çekilmemiş balıklar seçilmelidir. Hızlı soluk alıp veren balıklardan uzak durulmalıdır. Tankta toplu bir ölüm başlamışsa oradan balık alınmamalıdır. En önemlisi bir ramireziyi 3 gün karantina tutup yem yedirmeden mevcut ramirezileriniz varsa onların yanına bırakmamalıyız. İyi bir ramirezi bulup almak başarılı bir serüvenin ilk adımıdır.

Ramirezi için mümkünse reverse osmosdan çıkan saf suyu kullanın, saf su karma tankınızda gerektiği kadar zenginleşip yeterli olacaktır. Ramirezi’yi bitkili karma bir tankta beslemek için 80 litre yeterlidir. Eğer reverse osmosdan su koyma şansınız yoksa sertliği düşük olan 5 damacana su ile bu tankı doldurabilirsiniz. 24-30 oC arası sıcaklık, 6-7 civarı pH, 0-12 arası kH (1-5 civarı olmasını öneririm) düşük iletkenlik ve düşük kirlilik sağlanmalıdır. Ramireziler; amonyak, nitrit ve nitrat gibi azotlu bileşiklere ve civa, bakır gibi ağır metallere diğer balıklara oranla daha duyarlıdırlar. Bu balığı zor yapan nedenlerden en önemlisi bu duyarlılıktır. Bu nedenle filtrasyon iyi olmalı, kurulum suyu da iyi seçilmelidir.

Ramireziler için beslenme bir diğer önemli unsurdur. Ramirezi’de benim yalancı yem yeme olarak tabir ettiğim bir durum gözlenmektedir. Balığa kuru yem attığınızda ağzına alıp alıp tükürüp çok azını yer. Hiç yem yemeyen bir ramirezi uzun süre yaşayamaz, ancak bu şekilde az az yem yiyen, yem yermiş gibi görünen ramirezi yavaş yavaş zayıflayıp 1-3 ay içinde yavaş bir ölüme gider. Bu yüzden ramireziler, verildiğinde karnını tıka basa doyuracağı kadar sevdiği bir yem ile beslenmelidir. Denediğim yemler arasında küp tubifex, diğerlerine çok açık ara fark atarak adeta ramirezilere can verdi. Cama yapıştırdığınız bu küpleri ilk seferinde keşfetmeleri vakit alsa da, birkaç gün sonra elinizi suya soktuğunda daha siz yapıştırmadan elinizdeki yeme saldırışlarını göreceksiniz. Üstelik camdaki yemi elinizdeki kemiği almak isteyen bir köpek gibi ısırıp sağa sola sallamalarını izlemek de ayrı bir tat veriyor. Piyasada pek çok markanın küp tubifexi mevcut, kapalı olan denediğim her ürün benzer kalitedeydi, açık olanlarını önce denemek için 1-2 adet alın, beğenirseniz çok sayıda alın, çünkü çoğu suda toz gibi dağılıyor ve cama yapışma sorunu oluyor. Küp tubifex protein olarak yeterli olsa da vitamin ve renklendiricler açısından zayıf kalmakta. Akvaryumda uzun fuzz yosunlar varsa bu yosunlardan gerekli vitaminleri alacaktır, yoksa da balığınızı ara ara bitkisel pul yemlerle beslemeniz gerekir. Pek severek yemeseler de yiyecekleri az miktar sağlıklarını korumak adına yeterli olmakta.

Ramirezi’ye tank arkadaşı olarak onların huzurunu ve baskınlığını etkileyecek balıklar konulmamalı. Baskın olmayan ramirezinin bağışıklığı azalır ve er ya da geç yemden kesilip ölür. Bu nedenle tankta ilk başta 4-5 ramirezilik bir grup ekleyip, eş çıktıktan sonra diğer balıklar çıkartılarak cichlid grubundan sadece ramirezi bırakılmalıdır. Ramireziden başka tür cüce cichlid konulmasını önermem. Akvaryum 400 litre ve daha büyükse iyi bir dekorasyon ile sorun oluşturma riski azalır ancak 200 litre civarı tanklarda bir tür diğerine rahat vermeyecektir, yaşatsa bile yavru büyüttürmeyecektir. Kardinal tetra, otocinclus gibi tank arkadaşları da karma tanka eklenebilir. Kiraz karides gibi mini boydaki karidesleri kovalayıp akvaryumdan sıçratıyorlar ancak iri boydaki amano karideslerine bir şey yaptıklarını görmedim. Discus ve melek ile de sorunsuz bir şekilde bakılabilirler, ancak özellikle melekler yavruların yaşamasına izin vermezler.

Erkek dişi seçimi aslında kolaydır ancak akvaryumcudan almaya kalktığınzda iş zora girer. 2009 – 2010 yılları arasında gelen balıklarda yaptığım gözlemlere göre gelen balıkların ya tamamına yakını erkek ya da tamamına yakını dişiydi. Hiç tersi bir durumla (birbirine yakın erkek – dişi oranı) karşılaşmadım. Bu yüzden erkek grubu ve dişi grubunu ayrı yerlerden almak hem erkek dişiden emin olmak hem de anne babanın kardeş olmamasını sağlamak adına iyi oluyor. Ramireziler’de erkek çoğu türdeki gibi daha iridir, boy/yükseklik oranı dişiden daha fazladır. Dişinin en belirgin özelliği üreme dönemi yaklaştıkça karnının belirgin bir pembe renge bürünmesidir. Bunun dışında dişinin vücudundaki siyah beneğin içinde mavi noktalar bulunur ve siyah renk tonu dişide daha baskındır. Baskınlaşan erkeklerin üst yüzgeçlerinin 2. ve 3. ışınları oldukça uzar. Ancak bu durum genelde balıklar alındıktan sonra bir süre bakıldığında gözlemlenebilir. Akvaryumcuda özellikle de balıklar yeni gelip daha baskınlık kuramadığı için ve yakalamak için kepçe sokulduğunda renklerini attığı için başarılı bir erkek-dişi seçimi yapmak zorlaşmaktadır.

Ramirezi eskiden kakadu, agassizi gibi balıkların da bulunduğu apistogramma cinsinin altında bir türdü ancak daha sonra mikrogeophagus cinsinin altına alındı. Benzerlikleri olmasına rağmen apistogrammalardan fazlaca farkı bulunan bir tür. Apistogrammalar 1 erkek 3-4 dişi şeklinde bakılabilirken ramirezilerde eş tutma olayı çok katidir. Bir erkek birden fazla dişi ile çiftleşmez. Dişi erkeğe yaklaşan dişileri, erkekse dişiye yaklaşan erkekleri kovar. Bu yüzden 1 erkek 3 dişi almak ile, 3 erkek 1 dişi almak arasında fark yoktur. Apistogrammalarda dişiler genellikle (özellikle üreme dönemi) sarı renkte ve erkekten çok farklı iken ramirezilerde dişi erkeğe yakın renkte olur. Apistogramma cinsine ait türler yumurtalarını hindistan cevizi kabuğu gibi kapalı yuvaların tavanına dizmeyi tercih ederken ramireziler açığa; taşın, yaprağın hatta ağırlıkla kumun üzerine yumurtlarlar.

2 dişinin, erkek yokken eş tutup, yumurta dökdüklerini tecrübe ettim. Bu şekilde bir durumda yumurtalar 3-4 gün bozulana kadar korundu ancak tabi ki çıkmadı. Ardından tanka erkek atınca araları bozuldu ve bir tanesi erkek ile eş tuttu. Yetişkin bir erkek varken dişilerin dişilerle eş tutacağını düşünmüyorum. Üretim için iyi yemlenmiş karnı yumurta ile dolmuş bir dişi, olgun ve formda bir erkek, narin olan yumurtaların açılmasına engel olmayacak yumuşak ve kaliteli su olduğu vakit, çiftin bir taşın, yaprağın ya da kumun üzerine yumurtladığı, 3-5 gün içinde de yavrularını gezdirmeye başladığı görülebilir. Çift suda ani S hareketleriyle titreşim yapıp yavruları bir araya toplar ve diğer balıkları kovalıyarak uzaklaştırırlar. Eğer amaç bol sayıda üretimse yavrular bu andan itibaren ayrılıp bir tankta önce mikrokurt, sonra artemia ile beslenebilir. Ramirezi’ye bakan akvaristler genellikle üretimden çok görsel amaç taşıyan kişilerdir, bu nedenle, yavruların karma tankta anne baba bakımıyla büyümelerini görmek isteyeceklerdir diye düşünüyorum. Ben yavruları ayırmadım ve anne babanın büyütmelerini bekledim. 3-4 sefer ne yazık ki ertesi gün sabahında hiç yavru göremedim. Tam umudumu yitirecektim ki ışıkları tamamen kapatmamayı, çiftin yavruların kontrolünü sağlayacak kadar ışık bırakmayı denedim. Ertesi gün yavrular anne babanın etrafında duruyorlardı. Yavruları kimi zaman java mossların kimi zaman diğer bitkilerin üzerinden götürüp mikro canlılarla yemlendirmelerini izlemek müthiş bir keyif veriyordu. 14 ya da 15. gün yavrular artık etlendi butlandı ben de ışığı kapatmaya karar verdim. Ancak ertesi gün ne yazık ki yine yavru kalmamıştı. Dağılan yavrular akvaryumdaki SAE, kardinal tetra gibi balıklarıa yem oluyorlardı. Bir ay sonra 1 tane 1-1.5 cm’lik minik bir ram, ondan birkaç gün sonra da bir başka ram gördüm. 2 tane yavru zorlu sınavı geçmiş yabani ve korkak bir şekilde bitkilerin arasından bakıyorlardı. Daha sonra tubifexin kaynağının ben olduğumu ve kardinal tetraların artık risk olmadığını öğrendiler ve korkaklıkları geçti. Ramirezi pahallı bir balık değil ancak hobinin güzel yanı şu ki o yavrular benim için paha biçilemezlerdi. Yavaş yavaş büyüyüp renklenip koca birer ramirezi olmalarını izledim. 2’si de erkek çıktı, akvaryumcudan alıp getirdiğim iki dişinin biri ile eş tutan bir erkek de yavruladı ve dede oldum 🙂

Son olarak akvaryumun dekorundan bahsedeyim. Koyu renkli bir kum balığın daha koyu renkler, açık tonlu ise daha açık tonlu renkler sergilemesine neden olur. (Bu durum pek çok balıkta böyledir.) Zevkinize göre suyu sertleştirmeyen siyah granit veya bej renkli quartz kum kullanabilirsiniz. Bitkili kütüklü bir dekor ramirezinin kendini güvende hissetmesini sağlarken bol sayıda java moss yavrular için artemia alacağı boya kadar gelmesinde çok büyük önem teşkil eder. Üzerinde barındırdığı mikro canlılar yavruların beslenmesinde çok önemli rol oynar. Doğasında bol bitki ve yosun arasında bol tortulu yerlerde yaşadığını internetteki doğal alan videolarında gözlemledim. Akvaryumun arka taraflarındaki göz zevkini bozmayan tortuların bakteri tutması ve besin alanı oluşturmasından dolayı temizlenmemesini öneririm. Akvaryumunuzda minare slayangozları varsa kumdaki yumurtaların bir kısmını yiyorlar, katil salyangoz atıp onları yok edip, sonra katil salyangozları da alarak bu sorunu aşabilirsiniz.

Bu güzel canlı, bitkili karma akvaryumunuza ayrı bir güzellik ayrı bir karakter katacaktır. Eş tutmalarını, danslarını, aralarındaki zararsız didişmeleri ve başka balıklara karşı yuvalarını korumalarını izlerken akvaryum hobisinin belki de en güzel yönüne, içinde barındırdığı doğanın büyüsüne kapılacaksınız.

Yazan: Refet Ali Yalçın

Paylaş