Malawi Gölü

571

AFRİKA YARIK GÖLLERİ: BÖLÜM 2

MALAWİ GÖLÜ: Darwin’in Oyunbahçesi

By Jason Jenkins
From August 2005 Underwater, Iowa Aquarium Society
Aquarticles.com
Fotoğraf: www.vagabonding.com

Malawi Gölü; Malawi, Mozambik ve Tanzanya arasında yerleşik, Afrika’nın üçüncü büyük gölüdür. Boyu yaklaşık 600 km ve genişliği de bazı yerlerde 80 km olup, alanı 31.000 km2’dir. Bazı yerlerinin derinliği 700 metreye kadar ulaşır ve dünyanın da yedinci büyük ve dördüncü derin gölüdür. Aynı zamanda gezegenin en eski göllerinden biri olarak düşünülmektedir. Uzmanlar tam bir tarih verememekle birlikte gölün yaşını 3-20 milyon yıl arası tahmin etmektedirler.

Göl varolduğundan beri, suları değişik dönemlerde sürekli yükselmiş ve düşmüştür. Gölün, 25.000 yıl önce bugünkünden 400 metre daha sığ olduğunu gösteren kanıtlar vardır. Bunun yanında o zamandan beri de 40 metrelik bir sedimentasyon oluşmuştur. Malawi gölünün dibindeki sedimentasyonun yaklaşık dört kilometre derinliğinde olduğuna inanılmaktadır. Bu sedimantasyon kalınlığı yüzünden araştırmacılar gölün yaşlı olduğunu düşünmektedirler. Göl, en yüksek seviyesine 1980 yılında ulaşmıştır, o zamandan beri gözle görülür şekilde seviyesi düşmüş olmakla beraber şu sıralar yükselme göstermektedir.

Gölün en ilginç özelliği olan biyolojik çeşitliliğinde artış olmasının sebebi bu sürekli değişimdir. Malawi gölünün suları, tek bir su kütlesinde bulunan en büyük çeşitliliğin doğmasına sebep olmuştur. Malawi gölü, yaklaşık 1000 çeşit balık barındırmaktadır, bu sayı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki sayıdan fazladır. Bunların bazıları, kedibalığı (catfish), golyan balığı (minnows), killifish, gerçek bir deniz yılanbalığı cinsi, omurgalı yılanbalıkları, ve en heyecan verici olan çiklitler.

Malawi Gölü’nün çiklit ailesi, geçen 10 milyon yıl içinde aynı atadan gelme en az 1500 çeşit çiklit çeşidi görmüştür. Son 2 milyon yıl içinde göl, 700’den fazla çiklit çeşidinin gelişimine şahit olmuştur. Ad Konings, şu an gölde halihazırda bilinen 850 çeşitlerinin yanında daha keşfedilecek 250-300 çeşit olduğunu tahmin etmektedir. Bu muazzam sayı Malawi Gölü’ne “Darwin’in Oyunbahçesi” adını vermiştir. Peki bu yüksek hızdaki evrimin sebebi nedir?

Malawi çiklitlerinin evriminin en önemli etkenlerinden biri besin için verilen rekabet ve aynı zamanda coğrafi izolasyondur. Sürekli besin arama hallerinden dolayı, Malawi Gölü çiklitleri oldukça ilginç beslenme yolları geliştirmişlerdir. Özel gelişmiş dişlerden ve kamuflajdan, cesur avcılık davranışları gösterimine kadar pek çok çeşitlilikleri vardır.

Besin için içinde bulundukları yoğun rekabet Malawi Gölü çiklitlerini beslenme konusunda tam birer uzman haline getirmiştir. Kayalar arasında yaşayan bazı türleri Mbuna olarak bilinir. Geniş tarak benzeri dişler geliştirmişlerdir ve böylece kayalardaki algleri yiyebilmektedirler. Bu Mbunalar özellikle alg peşinde değillerdir. Aslında alglerin içindeki mikroorganizmaları tararlar. Labeotopheus adında bir tür, bir adım daha ileri giderek nasırlaşmış bir çene yapısı geliştirerek koni şekline daha yakın bir diş geliştirerek ve bir su sütununda serbest yüzmekte olan planktonu yakalamak için kullanır.

Mbunalardan geri kalmayarak, daha büyük olan Haplochromines de kendilerini kalıcı tutmak için bazı özel şekiller geliştirmiştir. “Lastik” veya “kalın” dudaklı olarak bilinen bir çiklit türü etli ve nasırlı dudaklar geliştirmiştir. Bu çiklitler, Chilotilapia Euchilus veya Protomelas sp “mbenji kalın dudak” ağızlarını kayalardaki çatlak ve yarıklara yapıştırır. İlgili bölüm tamamen kapanır ve balık ağzını vakum gibi kullanır ve içindeki canlıları emer. Chilotilapia Rhoadesii ve Trematocranus Placodon gibi başka balıklar salyangozlar ile beslenmeyi öğrenmişlerdir. Örneğin rhoadesii küçük kabukluları basitçe kırıyor veya büyük olanları da kabuğunun içinden emerek çıkarıyor.

Başka bir balık olana Genyochromis Mento, başka bir çiklit türü olan Oreochromis’i taklit eder. Oreochromis’i kandırarak ona yeterli kadar yaklaşır ve onu ısırır ve ağız dolusu pul alır ve kaçar. Malawi çiklitlerin hayatta kalmasının en önemli sebeplerinden biri bir kısım balıkların öğrendikleri bir özelliktir. Tüm Malawi çiklitleri annelerinden ağız yoluyla doğarlar. Yani dişi çiklit yavrularını yumurta halinde ve yumurtadan çıktıktan sonra ağzında tutar ve bunları tam olarak serbestçe yüzmeyi öğrenene kadar bırakmaz. Caprichromis Orthognathus türü balıklar ağzında yumurta bulunan bir dişiden avantaj sağlamayı öğrenmişlerdir. Bu “bebek-yiyenler” ağzı yavru dolu olan dişiye arkadan veya yandan sertçe çarpar ve ağzından bir kısım yavruyu çıkarmasına sebep olur. Savunmasız yavrular kolay bir yemek olur.

En iyi kamuflajcılar ise balık avcısı çiklitleridir. Örneğin, Dimidiochromis Compressiceps türü tam anlamıyla basık bir vücuda sahiptir ve sırtında koyu bir çizgisi vardır. Compressicep, sazlıkta avlanırken başını aşağıda tutar ve kendisini de sazmış gibi göstererek avlanır. En ilginç kamuflajı kullanarak beslenen ise Nimbochromis Livingstonii (Yaşayan Kaya)dır. Kahverengi ve beyaz alacalı bir görüntüsü vardır. Kur yapan erkeklerde ise mavişil gözlenir. Beslenme zamanında kahverengi ve beyaz kısmını gösterir (Malawi çiklitleri renklerini bir dereceye kadar kontrol edebiliyorlar) ve komda yan yatarak hareketsiz kalır. Daha küçük balıklar Livingstonii’yi ölü sanır ve yanına kolay besin diye yaklaşırlar. Aslında Livingstonii için kolay bir yemek zamanıdır.

Kamuflaj Malawi Gölünde başka şekillerde de bulunur. Orange-Blotch (Turuncu lekeli) veya O.B olarak bilinir. Bu renk özellikle Mbuna’da bulunur. O.B.nin lekeleri turuncu bedeninin üzerinde kahverengi veya siyah lekeler ile görülür. Dişilerde bu renk daha barizdir. Vahşi ortamda erkek O.B. bulma ihtimali oldukça zayıftır. Akvaryum hobicileri arasında “Reçel Kedileri” olarak bilinirler ve oldukça çekici, çok aranan bir türdürler. Bir de lekesiz türü vardır. Sadece turuncu veya O.morph olarak bilinir. Bu renkleri kamuflaj olarak değerlendirmek zor gibi görünse de resifin alçak yerlerinde ışığın kırıldığı bölgelerde bu balıkların havadan görünmesi zorlaşır ve lezzetli balık avına çıkmış kuşların onları görmesi engellenmiş olur.

Genetik izolasyonun resiftlerde Malawi çiklitleri morfolojisi üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir. Açık sular tarafından birbirinden ayrılmış bulunan resifler, balıkların ordan oraya gezmelerini engellemektedir. Besin için girişilen kıyasıyla mücadele balıkların resiflerden çıkması ile kolay av olmaları anlamına gelir ve yayın balığına yem olmaları demektir (Bathyclarias ilesi) veya başka açık su çiklitleri -Rhamphchromis gibi- tarafından yenmelerine yol açar. Gerçekte çoğu çiklit riflerinden pek uzağa gitmez ve yavruları izole şekilde gelişir, gen havuzları karışmaz ve gelecek kuşaklara az değişik ile genetik kodları aktarılır.

Türün gelişimi ve davranışları balık bilimcilerini son birkaç yüzyıldır meşgul etmiştir. Malawi çiklitleri gezegenin en renkli tatlı su balıkları arasında sayılır. Bu üç özelliğinin yanına bir de üremesindeki kolaylığı eklerseniz neden akvaryumculuğun en önemli ticari merkezi olduğunu anlarsınız.

Kaynaklar:

1. Konings, Ad. (2001)Malawi Cichlids in their Natural Habitat 3rd Ed. Cichlid Press. El Paso, Texas
2. Dive Wild (2005) www.divewild.com
3. World Wildlife Federation. (2005) www.panda.org
http://www.aquarticles.com/articles/breeding/Jenkins_2_RiftLakes.html

Paylaş