Lamprologus Ocellatus

572

Benim fikrime göre, Lamprologus ocellatus’lar, ufak boyları, kendine has ve çoğu zaman cesur davranışları dolayısıyla cichlid türleri arasında en sevimlilerden biridir. Genellikle çok agresif olmayıp oldukça aktif balıklardır. Tanganyika gölünün küçük boylu kabuk sakinleri olmalarına karşın (maksimum 5 cm.), bölgelerini korumada büyük bir enerjileri vardır.

Doğada, kıyıya yakın bölgelerde, 15-100 feet derinliklerde dibi boş salyangoz (Neothauma tanganicensis) kabuklarıyla dolu, çamurlu ve kumlu yüzeylerde yaşarlar.

Tank ortamı ise, her balığa en az bir kabuk gelecek şekilde dizayn edilmelidir. Eğer Neothauma kabukları yoksa, salyangoz kabukları kullanılabilir. Kabuk seçiminde dikkat etmemiz gereken husus, kabuk spiralinin balık için tuzağa dönüşmeyecek şekilde olmasıdır. Her kabuk sakinine mutlaka bir kabuk düşmelidir çünkü, bu kabukları yırtıcı ve yağmacılara karşı bir sığınak olarak kullandıkları gibi dişiler de bu yerlere yumurtalarını dizer. Tankınızda başka herhangi bir başka balık olmasa da onlar yine kabukların yanında kalacaklardır. Bir başka ifadeyle , kabuklar bu minicik canlılar için konfor ve huzur duygusu vermektedir.

Eğer yeterince kabuk sağlayamazsanız, balıklarınızdan biri onu hırpalar ve siz de onu muhtemelen tankın üst köşelerinden birinde çevresiyle ilişkisini kesmiş olarak bulursunuz. Balıklarınız için en azından bir tane fazladan kabuğa sahip olmalısınız ki ocellatus bunların arasından kendine kabuk seçebilsin. Dahası yavruların, anneleri tarafından tahliyesi için bu gereklidir.

Erkekler için tabanda, 15 cm. çapında bir alan boşluğu gereklidir, bu alanı ihtiyatlı bir şekilde korurlar. Yırtıcı bir cichlid türü değildir, fakat bölgelerine giren yabancılara, kendilerinden daha büyük olsalar bile, korkmadan saldırırlar. Benim ilk kolonim yaklaşık iki ay sonra ortamlarına uyum sağladılar ve ben de ortama biraz daha fazla kabuk eklemeye karar verdim. Sağ taraf erkeğin bölgesinin merkeziydi ve 4 kabukta hak iddia ediyordu, ben de beşincinin gereksiz olduğunu düşünerek çıkarmak için elimi hareket ettirdim. Bunu yapar yapmaz, erkek daha kabuğun 15 cm. uzağında elimin eklem yerinden ısırdı.

Alt tabaka için ince çakıl veya kum kullanabilirsiniz, fakat büyüleyiciliğini ve ilgisini arttırmak için kum kullanmalısınız. L. Ocellatus, tüm kabuk sakinleri gibi, kabuğun etrafını kabuğun ağzı, kumun üst seviyesine gelinceye kadar kazar, fakat diğerlerinden farklı olarak sonradan kabuğunu gömer. Ağzını açarak hızlıca kum yığınına girişir, pervaneye benzer hareketlerle, kumu geriye doğru püskürterek kabuğunu kaplar. Bunu yaparken neden ağzını açık tuttuğunu tam olarak bilemiyorum, fakat kum yığınına giriştiğinde kumu solungaçlarından dışarı püskürttüğünü düşünüyorum.

Bir kere, ocellatus’ların pervane gibi akrobasi hareketlerini gördüğünüzde, bu cesur, minik kabuk sakinine aşık olacağınıza emin olabilirsiniz. Konings, 1998 yılındaki “Tanganykan Cichlids” videosunda kabuk sakinlerinin iki aşamalı bir güdüsün bulunduğunu ileri sürmüştür. En önemlisi, korunmalarını temin etmek amacıyla, bölgelerinin etrafında bir siper yapmak için kumları kabuklarının etrafına dizerler. Diğer güdüleri, doğal su ve plankton akışını kendi kabuklarının etrafına doğru yönlendirmek için havzalar oluşturmalarıdır. Bu, en azından birinci haftalarında kabuk etrafından ayrılmaları tehlikeli olan yavrular için önemlidir.

Lamprologus ocellatus’lar, dışa çıkık gözleri ve eğik burnu dolayısıyla, bazı akvaristler tarafından “kurbağa-kafa cichlid” olarak adlandırılmaktadır. Ancak bu, tam olarak kurbağa-kafa manasına gelmemektedir. Daha doğrusu “göz lekeli” dir. Bu isim ona altın renkli ana hatlarındaki solungaçlarının üzerindeki kolaylıkla ayırt edilebilen lekelerinin varlığından verilmiştir. Birçok L. Ocellatus türü vardır: gold, white, blue, orange, and yellow fin. “Pearly Ocellatus” genellikle, çok benzer görünümünden dolayı bu türden ayırt edilemez, fakat familyası Lamprologus meleagris’ dir. Gold türü, vücudunun yan tarafındaki çizgiler ve altın- kahverengi parlaklığıyla kolaylıkla ayırt edilebilen bir türdür.

Erkeklerin cinsiyet ayrımındaki ilk özelliği dişilerden 1.5 cm. kadar daha büyük olmasıdır. Erkekler maksimum 5 cm. boyunda olurken dişilerde maksimum boy 3.5 cm’dir. Diğer farklılıklar çok incedir. Renkler, özdeş olmakla beraber, dişiler beyaz renkli sırt ve anal yüzgeçlere sahipken, erkeklerde sırt ve anal yüzgeç altın renklidir. Erkekler, dişiler yumurtlamadıkça, dişilere oranla daha bölgeci olurlar. Örneğin dişiler genellikle bölgelerinden diğer dişilerin geçmesine izin verirler, sadece bazen kovalarlar.

Öte yandan erkekler, cichlid olmasalar bile bütün davetsiz misafirleri kovalarlar. Erkekler bir miktar daha uzamaya meyillidir ve formda bir dişinin karın bölgesi daha toparlanmış, yuvarlak olur. Dişiler iyi formda tutulursa her altı haftada bir yumurtlarlar.

L. ocellatus, harem oluşturan bir türdür, fakat çift olarak da kolaylıkla bakılabilir. Eğer çift olarak tutulacaksa en azından 40lt. bir tankta tutulmalı ve beslenmelidir. 3’lü bir grup için en azından 80 lt. önerilmektedir.

Dişi sırtı boyunca koyulaştığı zaman yumurtlamaya hazırdır. Dişi, erkeğin doğrultusunda vücudunu kıvırarak ve kuyruğunu hareket ettirerek erkeğe kur yapar (Yukarıdaki resim). Sonra, dişi erkeği kendi kabuğuna yönlendirir, içeri girer ve yumurtaları döker. Dişi çıkınca, erkek spermini dökmek için kabuğun içine yüzer veya içeri girmek için çok büyükse spermi kabuğun ağzına döker. Bir zaman sonra bu yumurtlama ritüeli biter, dişi yumurtaların üstündeki nöbeti alır, kabuğun ağzından içine doğru göğüs yüzgeçleriyle hava üflemekle meşgul olur. Bu yumurtaların taze, oksijenli hava almasını garanti eder. Dişi, erkek de dahil olmak üzere, kabuğa çok yaklaşan her yabancıyı kovalar.

Ben yumurtaları hiç görmedim fakat okuduğuma göre, 1.5 mm çapında beyaz renkli oluyorlar. 20-50 arası yavru çıkıyor. Yumurtalar 72 saat sonra açılıyor, yavrular döllenmeden 10 gün sonra serbest yüzebiliyorlar. Yavrular oldukça ufak, yaklaşık boyları topluiğne başı kadar. Bir zaman sonra ayırt edilmeye başlıyorlar, bu andan itibaren onları beslemenin zamanı gelmiştir. Baby brine shrimp, elenmiş, Daphnia ve Cyclops son derece iyi yavru balık yemleri olmakta. Kendim hiçbir zaman bu tekniği kullanmasam da bir akvarist bana baby brine shrimpleri kabuğun içine doğru nazikce vurarak vermemi ve böylece yemleri aldıklarından emin olmamı tavsiye etti.

Başlangıçta yavrular neredeyse mikroskobik olan kafalarını çıkarıyorlar. Zamanla kuvvetlenerek, annelerinin kabuğundan dışarı yüzmeye cesaretleniyorlar ve önceden bildiğiniz gibi, sonunda kabuğu terk edinceye kadar her geçen gün daha fazla cesaretleniyorlar. Bu noktada boş bir kabuk ele geçirerek ev yapıyorlar veya, dışarıda kalarak kumda uzanıyorlar. Yavrular, yetişkinlerle aynı tankta kalabilirler, bununla beraber, ocellatus gençleri, sonraki yumurtaları sinsice ve tercih ederek avlanmada ustadırlar.

L. ocellatus, tank yavrularla dolana ve her kabuk sahiplenene kadar beslenebilir, bu noktadan sonra, kendi kolonilerini kurması açısından bazı yavruları başka bir tanka almak gereklidir. Yavruları hala çok gençken nakletmek daha kolaydır, çünkü kabuktan çıkarmak kolaydır ve bu zamanda kum üzerinde uzanırlar.

Bu balık profilin tamamlamadan önce başımdan geçen bir hikayeyi anlatmak istiyorum, ilk ocellatus’ larımı aldığımda tankım onlar için hazır değildi, ben de akvaryumun üst taraflarına besleme sepetleri asarak diplerini bir avuç dolusu altın-kahverengi silika kum ile doldurdum. Biraz sonra gizlice yaklaşarak onları gözlemledim, dişilerden birinin sadece bir gözü görülecek şekilde kendini gömdüğünü gördüm ve bana bakıyordu. Ne yazık ki ben makinemi alıp gelene kadar kaçtı. Konings’in raporuna göre ocellatus’lar tehdit hissettiklerinde, ortamda kabuk olmadığı zaman kuma dalarak bir süre gömülü kalıyorlarmış.

Yazar: Marc Elieson

Kaynak: http://www.cichlid-forum.com/articles/l_ocellatus.php

Çeviri: Gökhan ÖZER

Paylaş